HINZORİ-AKDİK ŞİHAN YOLU

(Pülümür Haber)

Hınzori Ormanı’nda ilerlerken,  yüzlerce yıllık bir meşe ağacına yaslanmış, zamanla bitki örtüsüne karışmış bir ağaç merdiven beliriyor gözümüzün önünde. Merdivenin hemen yanı başında, artık kurumuş olan Aliye Sowşen Çeşmesi (Heniye Aliye Sowşen) sessizce bekliyor. Beton çivilerle sağlamlaştırılmış bu merdivenin iki ustası olduğunu öğreniyoruz: Matematik Öğretmeni Şaban Tayfur ve Kovuklu’nun çalışkan evladı, eski Tunceli İl Genel Meclisi Üyesi Kazım Yıldız.

Şaban Tayfur (soldan ikinci), Hasan Yaman, Ahmet Doğan, Alişan Arslan, Veli Esmer, Murat Tuncel, Pülümür Buyer Gölü, 26 Ağustos 2006. Fotoğraf: Arif Güler

Pülümür’ün Sessiz Tanığı: Meşe Ağacına Yaslanmış Merdiven, Bir Öğretmenin İzlerini Yaşatıyor

Pülümür Kovuklu (Harşiye) köyü ile Hınzori ormanı arasında yer alan zorlu patikada keşfedilen ağaç merdiven, bölge halkının hafızasında iz bırakan bir öğretmenin doğayla kurduğu bağın simgesi hâline geldi.

Şaban Tayfur ile Kazım Yıldız’ın yaklaşık 20 yıl önce Hınzori Ormanı’nda yaptığı ağaç merdiven.

1979 yılında Kocaeli Karamürsel Lisesinde matematik öğretmeni olarak göreve başlayan Şaban Tayfur, 1984’te kendi isteğiyle Tunceli’ye tayin edildi. Aynı yıl Pülümür Kırmızıköprü Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda (Barbaros Hayrettin Paşa YİBO) çalışmaya başlayan Tayfur, 1986’da okul müdürlüğü görevini üstlendi. Emekli olduğu 2005 yılına kadar aynı okulda görev yaptı. Kasım 2010’a dek Kırmızıköprü’de yaşamını sürdüren Tayfur, babasının rahatsızlığı nedeniyle memleketi Manisa’ya döndü.

Kazım Yıldız

Tayfur’un arıcılığa olan tutkusu, yüzlerce arı kovanına gösterdiği özenle biliniyordu. Sırt çantasıyla Pülümür Vadisi’nin zengin bitki örtüsünde yaptığı yürüyüşlerle, bölgenin hemen her noktasında iz bıraktı. Buyer Gölü’nün 3 bin 200 rakımlı zirvesinden Boğalı Hınzori ormanının derinliklerine kadar uzanan bu izler, bugün hâlâ doğanın belleğinde yaşıyor.

2006 ya da 2007 yılında yaşanan bir olay, Tayfur’un doğayla kurduğu ilişkinin somut bir hatırasını günümüze taşıyor. Kovuklu köyünden, eski Tunceli  İl Genel Meclisi Üyesi Kazım Yıldız, ormanda bir meşe kovuğunda rastladığı arı kolonisi için Tayfur’dan yardım istedi. İki usta arıcı, zorlu bir yolculuğun ardından kovuğa ulaştı ve meşe ağacından bir merdiven inşa etti. Maskelerini takarak ağaca tırmandılar; ancak arıların zayıf olduğunu fark edince, bala dokunmadan ve tek bir canlıya zarar vermeden geri döndüler.

Yaklaşık 20 yıl önce Hınzori Ormanı’nda yapılan ağaç merdiven.

Bugün, ormanın kalbinde yüzlerce yıllık bir meşe ağacına yaslanmış hâlde duran bu merdiven, beton çivilerle sağlamlaştırılmış ve zamanla bitki örtüsüne karışmış durumda. Hemen yanında yer alan, artık kurumuş olan Aliye Sowşen Çeşmesi (Heniye Aliye Sowşen) ise bölgenin geçmişine sessizce tanıklık ediyor.

Şaban Tayfur, 2010 yılında, memleket bildiği  Kırmızıköprü’ye ve çok sevdiği arılarına veda etti. Ardında doğaya duyulan derin bir sevgi ve sessizce örülmüş bir yaşam bıraktı. Şimdi  Manisa Gölmarmara’da aileden kalma tarlalarda üretim yapıyor, arılarıyla ilgileniyor.  

Kazım Yıldız ise hâlâ tarım ve hayvancılıkla uğraşarak, başı dik bir yaşam sürüyor.

Merdiven mi, hâlâ orada. Meşe ağacına yaslanmış, doğaya direniyor. Kim bilir, daha kaç yıl boyunca bu sessiz tanıklığını sürdürecek…

(Pülümür Haber, 27 Ağustos 2025)

KAYNAK:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir