OSMAN-AKMAN-_20230424_140935

OSMAN AKMAN

Artvin Yukarımaden Köyünde Bir Öğretmenin Gözünden Değişim ve Hüzün

Ben, Artvin Merkez Yukarımaden (HOD) köyü doğumluyum. 43 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra emekli oldum. Emekliliğimi kışları Kocaeli’de, yazları ise doğduğum köyümde geçiriyorum. Yıllarımı şehir hayatında geçirmiş olmak, beni doğadan uzaklaştırmış. Yeşili, baharın güzelliklerini, kuşların cıvıltısını, derelerin coşkusunu, evcil ve sokak hayvanlarını görmeyi; hatta çocukluğumuzun vazgeçilmez eğlencelerinden boğa güreşlerini ne kadar özlediğimizi fark ettim.

Osman Akman, Artvin Petnos Yaylası’nda.

Toprakla uğraşmak, babamızın diktiği kurumaya yüz tutmuş meyve ağaçlarını yeniden canlandırmak bize yeniden yaşam sevinci verdi. Köy hayatının içinde kendimizi bulduk. Ancak köyümüzde güzelliklerin yanında olumsuzluklar da yaşanıyor.

Köyün Kalbi: Cami, Mezarlık ve Çınar Ağaçları

Köyümüzde yaklaşık 200 yıllık bir cami var. Yapılış tarihini kimse bilmiyor; büyüklerimizden duyduğuma göre eskiden çevre köylerin de camisiymiş. Yanında ise üç yüz, belki beş yüz yıllık çınar ağaçları bulunuyor. Caminin kuzeyinde mahalle mezarlığı yer alıyor. Bu üç değerli mirasın bulunduğu alan, bugün altın madeni çalışmalarının tehdidi altında.

Maden şirketinin, tarihî Yukarımaden Köyü Camisini kaldırmaya hazırlandığı belirtiliyor.

Altın Madeni ve Köyün Değişen Çehresi

Köyümüzün altında kaliteli altın madeni bulunması, doğamızın ve yer üstü zenginliklerimizin yanında yer altı zenginliklerimizi de emperyalist güçlerin ve yerli işbirlikçilerin iştahına açtı. On yılı aşkın süredir altyapı çalışmaları sürüyor. “Madene hayır” mücadelemiz sonuçsuz kaldı.

Eskiden 300 haneli olan köyümüzde bugün kışın ancak 30 hane kalıyor. Göçler köy nüfusunu azaltırken, bu durum madencilerin işini kolaylaştırdı. İnsanların evleri, bağları ve bahçeleri tek tek ellerinden alındı. Direnenler ise mağduriyet yaşadı.

Hazırlık Çalışmalarının Sonuçları

  • Meydan, Verenet, Nazigil ve Bilizor mahallelerindeki evler, bağ ve bahçeler satın alındı; yerleşim yerleri yok oldu.
  • Yol genişletme, tünel yapımı ve derelerin ıslahı hızla sürüyor.
  • Elektrik santrali kuruluyor.
  • İki asırlık cami başka yere taşınacak.
  • Mezarlık kaldırılacak.
  • Çınar ağaçlarının kesileceği konuşuluyor.

27 Mayıs 2026 Kurban Bayramı namazında imam, bu camide son bayram namazının kılındığını duyurdu. Bu haber, cemaatte derin bir hüzün yarattı. Bayram boyunca geçmiş bayramlar gözümde canlandı; babamın bizi gece yarısı kaldırıp patika yollardan camiye getirdiği günleri hatırladım.

Namaz sonrası geleneksel bayramlaşma yapıldı, mezarlıkta dualar okundu. Ardından cami, mezarlık ve çınar ağacının önünde toplu fotoğraflar çekildi. İnsanlar anılarını birbirine anlatarak bu son bayramı ölümsüzleştirdi.

Altın için mezarlığın kaldırılması gündemde! (Ölüye bile rahat yok!)

Bir Köyün Kaybolan Değerleri

Altın madeni yüzünden köylülerimizin evleri, bahçeleri ve atalarının mezarları yok oluyor. Manevi değerlerimiz olan cami ve mezarlıklarımız elimizden alınıyor. En acısı da köylülerimizin bir daha birbirini görüp göremeyecek olması.

Olumlu yanı ise köy halkı için iş kapısının açılmış olması. Ancak bizler için asıl kıymetli olan, yer üstü zenginliklerimiz: vatanımız, toprağımız, suyumuz, ormanımız ve soluduğumuz hava.

Her yavru annesine güzel görünür; bizim köyümüz de bizim için öyle. Bizim için en değerli hazine, köyümüzün doğası ve kültürel mirasıdır.

Bu böyle biline!

(Artvin Yukarımaden (Hod) köyü, 1 Haziran 2026)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir