24. Dönem TBMM Üyesi, Hukukçu ve Yazar Hüseyin Aygün, BirGün gazetesindeki köşesini, faili meçhul cinayetlere ayırdı. Kamuoyu, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan “Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığı”ndan, çok sayıda dosyayı aydınlatmasını bekliyor.
FAİLİ MEÇHULLER
Gülistan Doku dosyasının açılması ve bazı tutuklamaları, Adalet Bakanlığı bünyesinde 24 Nisan 2026 günü “Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığı”nın kurulması izlemiştir. Türkiye, “faili meçhul cinayetler”den çok çekmiştir. Bu cinayetlerin bir kısmı, kamuoyunda “gözaltında kayıplar” olarak bilinmektedir.

Bunlar, çeşitli sebeplerle resmî yetkililerce gözaltına alınmış ve bir daha kendilerinden haber alınamamış vatandaşlardır. Bunların önemli bir kısmı, özellikle Bolu Komando Tugayı’nın operasyon icra ettiği 1994 yılı içerisinde gerçekleşmiştir.
Bu cinayetlerin faillerinin devlet görevlileri ya da devlet görevlileriyle bağlantılı paramiliter unsurlar olduğu bilinmektedir. Bu cinayetlerin failleri, 1990’lardan bu yana soruşturulmamış, haklarında dava açılmamış ve yargılanmamışlardır.
2014 yılında başlayan ve kamuoyunda “JİTEM davaları” olarak bilinen davalarda da failler, “dava zamanaşımı süresinin dolduğu” yorumu sonucu “cezasızlık zırhı”na büründürülmüş; davalar birer birer düşürülerek, tüm dosyalar bir kere daha kapatılmıştır. Bu sebeple, söz konusu davalar zincirine, “yüzleşme davaları” diyemeyiz.
Bu davalardan önemli bir dosya, Ayten Öztürk’ün kamuoyunda “Yeşil” kod adıyla bilinen Mahmut Yıldırım ve ekibi tarafından çalıştığı işyerinden kaçırılması, birkaç gün sonra işkenceyle öldürülmesi ve cesedinin Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’na atılması olayıdır. Mehmet Ağar da bu dosyanın sanıkları arasındadır.

Bu cinayetten ötürü, “Yeşil ve diğer cinayet failleri” hakkında 2015 yılında Ankara’da 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açılmışsa da dosya “dava zamanaşımının sona erdiği” kararı temelinde 2022 yılında düşürülmüştür.

Yalnızca 1990’larda değil, 2000’li yıllarda işlenmiş ve üzeri örtülmüş başka bir dizi faili meçhul dosyası daha vardır. Bunlar, soruşturma dosyaları derdest ya da faillerinin hâlen aranmaya devam edildiği “devlet cinayetleri”dir.
Bunları sıralamak gerekirse, Ayten Öztürk (Faili Meçhul cinayet, 1992, Takipsizlik Kararı verildi), Nazım Gülmez (Gözaltında kayıp, 1994, Takipsizlik Kararı verildi), Hıdır Işık (Gözaltında kayıp)
Hatun Işık (Gözaltında kayıp), Yeter Işık (Gözaltında kayıp), Elif Işık (Gözaltında kayıp), Düzali Serin (Gözaltında kayıp) Gülüzar Serin (Gözaltında kayıp), Dilek Serin (Gözaltında kayıp), Ali Işık (Faili Meçhul, 1994, Takipsizlik Kararı verildi), İmam Boztaş (2004, Takipsizlik Kararı verildi), Hasan Şahin (2004, Takipsizlik Kararı verildi), Bülent Karataş (2007, Faili meçhul, Takipsizlik Kararı verildi), Mesut İlkbahar (2016, Faili Meçhul, Dosya açık), Ersin Demir (2016, Faili Meçhul, Dosya açık), Ercan Güneş (2017, Faili Meçhul, Dosya açık).

Mevcut “dava atağı”nın, siyasi sebeplerle -MHP’nin içini dizayn, Soylu ve ekibine gözdağı, Gürlek’in bozulan imajını tamir vd.) olup olmadığı belirsizdir. Ancak “faili meçhuller”i çözmek isteyen bir siyasi iradenin yukarıda tek tek belirttiğim dosyalarla işe başlaması hayırlı olacaktır.
Failleri asker, jandarma, özel harekâtçı vd. resmî devlet görevlileri olan yukarıdaki dosyaların bir kısmı açıktır. Yani soruşturması (Cumhuriyet başsavcılıkları veya Anayasa Mahkemesi önünde) devam etmektedir. İşe bunlardan başlanabilir.
(BirGün, 28 Nisan 2026)
KAYNAK: