PROF. DR. MURAT ARSLAN, DAĞKEÇİLERİ VE DİĞER YABAN HAYVANLARINI BESLEMENİN SAKINCALARINA DİKKAT ÇEKTİ

Paylaş

(Pülümür Haber)

Bu yıl yaşanan ağır kış koşulları,  yaban hayvanlarının beslenmesi  ile ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. Tunceli’de, dağkeçileri başta olmak üzere, yaban hayvanlarının  besin sıkıntısı çektiğini düşünen bazı kurum ve kuruluşlar,  doğaya yem bırakarak hayvan varlığının  sürmesi  için çaba gösteriyor. Uygulamaya, kamu kurumlarının yanı sıra,  bazı yurttaşların da destek verdiği görülüyor.  Yaban hayvanlarını ‘besleme’  uygulamasını,  Prof. Dr. Murat Arslan’a sorduk. Prof. Dr. Arslan,  uygulamanın, sakıncalarına dikkat çekiyor.   

Pülümür Kovuklu köyünde görüntülenen dağkeçileri, 31 Aralık 2021 (Video: Özgür Balcı)

Türkiye, zorlu bir kış geçiriyor. Soğuk ve yağışlı hava, ülkenin hemen her yerinde etkisini hissettiriyor.  Tunceli,  kış koşullarının hüküm sürdüğü kentlerimizden biri. Yoğun ve etkili kar yağışı, günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Peki, yaban hayat?  Yaban hayvanları, olumsuz kış koşullarından nasıl etkileniyor?  Kar kalınlığının yer yer iki metreyi bulduğu yüksek kesimlerde yaşayan hayvanlar yiyecek bulabiliyor mu? Bu kış, bütün hayvanların sonunu mu getirecek?

Pülümür’de görüntülenen dağkeçileri (Fotoğraf: Özgür Balcı)

Hollanda, 2018 yılında,   soğuk havada yiyecek bulmakta zorlanan yabani geyik,  at  vd. hayvanları besleme kararı alan   hayvanseverlere karşı yaptırım kararı almıştı.  Hükûmet, kararı, doğal dengeye müdahale olarak nitelendirmişti. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-43237059

Hollanda’nın yaptırım kararında, hayvan beslemenin, yaban hayvanların varlığıyla yaşam alanları arasında kurulan  sağlıklı dengenin  bozulması, ölümle sonuçlanan sağlıksız beslenmeye zemin hazırlaması,  yaban hayatta gözlemlenen  doğal davranışların bozulması vb. etkenlerin rol oynadığı değerlendiriliyor.   

Prof. Dr. Murat Arslan

PROF. DR. MURAT ARSLAN’DAN,  DİKKAT ÇEKİCİ DEĞERLENDİRME 

Pülümür Haber, Tunceli genelinde doğaya yem bırakma uygulamasını İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Veteriner Hekimler Odası İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan’a sordu. 

Prof. Dr. Arslan’a göre, doğaya yem bırakma uygulaması, hayvanlara hastalık bulaştırma yönünden riskli. Hayvanların yem için bir araya gelmesi,  hastalık bulaştırma riskini artırıyor. Uygulamanın, hayvan metabolizması ve varlığı bakımından sakıncalar içerdiğini ifade eden  Prof. Dr. Murat Arslan, yaban hayvanlarının, daha zor şartlarda hayatta kalmayı başardığına dikkat çekiyor.  

Prof. Dr.  Murat Arslan, konuyla ilgili düşüncelerini şöyle özetliyor:

“Hayvanlar, daha zor şartlarda  hayatta kalmayı başardı. Onları, giderek doğadan uzaklaştırıp hazır yemeğe alıştırıyoruz. Saman vd.  yemlerle bazı bulaşıcı hastalıkları taşıyabiliriz. Hayvan metabolizmasına zarar verebilir. Buna sıcak bakmıyorum.  O coğrafyayı tanıyorum.  Oradaki hayvanlara ulaşmak zor.  Yol kenarlarına bırakılan yemlerle binlerce hayvandan kaçına ulaşılabilir? Amacına ulaştığını düşünmüyorum.  Hayvan popülasyonunu olumsuz yönde etkileyebilir. Vicdanımızı rahatlatmak için yapılan davranış. Büyükşehirlerde sokak hayvanları için belki düşünülebilir,  ama buna  da dikkat etmek gerekir.” 

Pülümür’de kışın tadını çıkaran dağkeçileri (Fotoğraf: Özgür Balcı)

ZOR KIŞ KOŞULLARINDA AYAKTA KALMAYI BAŞARDILAR

Tunceli;  dağkeçisi, kurt, tilki, ayı, sansar, yaban domuzu, vaşak, tavşan, sincap vd. hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Geniş bir alana yayılan hayvan varlığı  içinde türü tehlikede olanların başında vaşak geliyor.

Orman varlığı yönünden Doğu Anadolu’nun en zengin  ili olan Tunceli’de,  doğaya yem bırakılırken akla ilk gelen hayvan dağkeçisi oluyor. Dağkeçileri, kışın meşe dallarıyla besleniyor. Dağkeçilerine yapılabilecek en büyük iyiliğin, orman varlığının korunması, Pülümür ve Munzur Çayları’nda gözlenen kirliliğin engellenmesi olduğu dillendiriliyor.

Pülümür köylerinde görüntülenen dağkeçisi, yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran türlerden (Fotoğraf: Özgür Balcı)

Yaban hayvanlarının yaşam alanlarının korunması, orman kenarlarında meyve ağaçlarının dikilmesi, tarla kenarlarında bazı ürünlerin hasat edilmeden yerinde bırakılması vb. uygulamalarla yaban hayatın korunmasına katkı sağlanabileceği düşünülüyor.

Pülümür ve Munzur Vadileri’nin göz bebeği vaşağın türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya (Fotoğraf: Özgür Balcı)

Tunceli’de doğaya yem bırakma uygulamasının geçmişi  son birkaç yıla dayanıyor.  Bölgede varlığını sürdüren yaban hayvanları, daha zor kış koşullarıyla başa çıkmayı başardı. Uygulamanın sakıncaları ve  ‘takviye’ besinlerle bütün hayvanlara ulaşılamayacağı gerçeği  göz önünde bulundurularak,  yaban hayvanlarını beslemekten vazgeçilmesi gerektiği savunuluyor.

Pülümür’de kara meydan okuyan bozayı (Fotoğraf: Özgür Balcı)
Yavru dağkeçileri zorlu kış koşullarıyla başa çıkma yeteneğine sahip
Pülümür Akdik/Şihan ve Boğalı köylerini ikiye ayıran Çemesol (Askirek) Çayı
Pülümür Kovuklu köyünde kış (Fotoğraf: Özgür Balcı)
Pülümür Kovuklu köyü (Fotoğraf: Özgür Balcı)
Pülümür Çayı, Pülümür Vadisi’nde barınan yaban hayvanlarının temel su kaynağı (Su kaynağının kirlenmesine karşı önlem almak, doğaya yem bırakmaktan daha yararlı sonuçlar verebilir)
Pülümür Vadisi’ni korumak, yaban hayatın korunması açısından son derece önemli
Pülümür Vadisi’nin ortasından geçen Pülümür-Tunceli kara yolu, yaban hayatın güvenliğini tehdit ediyor
Pülümür Vadisi’nde sonbahar
Pülümür Akdik/Şihan ve Boğalı köylerini ikiye ayıran Zülfikâr Kanyonu (Zarar vermeyin, yeter!)
Pülümür Kovuklu köyü (Fotoğraf: Özgür Balcı)


Paylaş
error: Content is protected !!