EMEKLİ ASTSUBAY, TARİHÇİ HÜSEYİN ALPASLAN

BÜYÜK KOPUŞ: BİR “HINÇ KÜLTÜRÜ”NÜN ANATOMİSİ

HÜSEYİN ALPASLAN

(Tarihçi ve Yazar)

Yine bir Nisan ayındayız ve ne yazık ki tarihin en karmaşık sayfalarından biri, o dönemin savaş şartları, bölgesel dinamikleri ve trajedinin arka planı göz ardı edilerek tek bir kelimenin dar kalıplarına hapsedilmeye çalışılıyor. Bilimsel gerçekleri ve tarihsel derinliği bir kenara iterek, olayları “planlı bir eylem” parantezine alanların bu tutumunda artık bir iyi niyet değil, kasıt aramak gerekiyor. Zira bu sözleri sarf edenler, bin yıllık bir komşuluk hukukunun nasıl bir stratejik operasyonla infaz edildiğini gayet iyi biliyorlar.

Yüzyıllarca aynı ekmeği paylaştığımız, “Millet-i Sadıka” olarak bağrımıza bastığımız Ermeni toplumuyla kurduğumuz o geniş Osmanlı sofrası, sadece savaşın rüzgârıyla dağılmadı. Bu kopuş; içeriden ve dışarıdan ilmek ilmek işlenen planlı bir ayrılık stratejisinin sonucuydu. Anadolu’nun her köşesinde yankılanan ortak ezgilerimiz, yerini dış destekli etno-milliyetçi bir hınç kültürüne bıraktı. Osmanlı’nın “İttihad-ı Anasır” (Unsurların Birliği) yani ortak kader birliği idealine karşı örülen bu duvarlar, kadim dostlukları zamanla “yabancılaşmaya” mahkûm etti.

Bu derin ayrılığın tohumları sadece barut kokan cephelerde serpilmedi; asıl yıkım zihinlerde başladı. Misyoner ağları üzerinden yürütülen ideolojik dönüşüm ve kışkırtılan ekonomik boykotlar, genç nesilleri kendi devletine ve komşusuna yabancılaştırdı. Toplumsal güven, “sistematik mağduriyet” söylemleriyle zehirlenerek bir çatışma zeminine dönüştürüldü.

Nihayetinde yaşananlar, basit bir sınır değişikliği veya asayiş olayı değildi; bir arada yaşama iradesinin dış müdahaleler ve komite faaliyetleriyle infaz edilmesiydi. Tarih bize bir kez daha acı bir dersle gösterdi ki; bir coğrafyanın sosyal dokusu stratejik emellerle bir kez parçalandığında, o kopuşun sancısı sadece bir dönemin değil, nesillerin ortak sızısı haline geliyor.

(30 Nisan 2026)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir