HÜSEYİN ALPASLAN
(Tarihçi-Yazar)

1915 yılında Doğu Anadolu’da yaşanan gelişmeler, cephe gerisinde doğrudan sivilleri, ulaşım hatlarını ve güvenlik güçlerini hedef alan stratejik bir asayiş krizine dönüşmüştür. Diyarbakır Vilayeti özelinde arşiv belgelerine yansıyan vakalar; Silvan’da nakliye kafilesine düzenlenen baskınlardan Lice’de silahsız askerlerin pusuya düşürülmesine, Diyarbakır merkezde erkekleri cephede olan köylerdeki kadın ve çocukların katledilmesinden Siverek’teki işçi isyanlarına kadar çok yönlü bir tehdit haritası sunmaktadır.

Sahada vuku bulan bu eylemler; lojistik hatların kesilmesi, savunmasız sivil nüfusun hedef alınması ve doğrudan kamu düzeninin çökertilmesini amaçlayan organize bir yapıyı işaret etmektedir. Nitekim Silvan Şeytankaya’da Doryan Dono çetesinin 500 kişilik grupla nakliye kafilesine saldırması, Lice Kum ve Sum köyleri yakınında hava değişimine giden askerlerin katledilmesi, Merseni Deresi’nde Hızır İlyas köyünün kadın ve çocuklarının katli ve Siverek Karacataş’ta jandarmaları şehit eden işçilerin sivilleri hedef alması, krizin boyutunu net biçimde ortaya koymaktadır.

Bu tablo, sevk ve iskân kararına zemin hazırlayan güvenlik şartlarını doğrulamakta; merkezî otoritenin sivil can emniyetini sağlamak ve kamu düzenini korumak adına aldığı tedbirlerin bir siyasi tercihten ziyade kaçınılmaz bir devlet refleksi olduğunu tescil etmektedir.

Kaynakça:
Ermeni Komitelerinin Emelleri ve İhtilal Hareketleri, Meşruiyetten Önce ve Sonra, Haz. Mehmet Kanar, Der Yayınları, İstanbul, 2001, s. 412-413.