MEHMET ÖZDEMİR
Gülistan Doku, 27 Aralık 2019’da Tunceli Gençlik Merkezi’ne götürülerek şiddete ve cinsel saldırıya maruz bırakıldı. İddialara göre olayın failleri arasında dönemin valisinin oğlu da vardı. Genç kadın öldürüldü, ardından valinin koruması tarafından gömüldü.
Vali, aileyi kandırarak Gülistan’ın telefonunun SIM kartını aldı; bir bilişimci polis aracılığıyla şifreleri kırdırıp mesajlarını sildirdi ve telefonu emniyete öyle teslim etti. Devlet hastanesinde Gülistan’ın gebelik kayıtları silindi. Kolluk kuvvetleri ise valinin yönlendirmesiyle aylarca yanlış yerlerde arama yaptı.

Bu tablo, devletin en üst kademelerinde görev alanların sorumluluklarını yerine getirmek yerine, suçları örtbas etmek için örgütlü bir şekilde hareket ettiğini gösteriyor. Bir ilin valisi, halkın güvenliğini sağlamakla yükümlüyken; kendi oğlunu adalete teslim etmek yerine korumaya almış, suçları gizlemek için çeteleşmiştir.
Hipokrat yemini etmiş bir doktorun bu insanlık dışı olayın üstünü örtmeye çalışması, ömür boyu taşıyacağı bir utançtır. Makamında sorumluluk sahibi olanlar, kendilerini sınırsız bir gücün korumasında görüp güç zehirlenmesine kapıldığında; zorbalığı ve zulmü hak olarak addetmektedir.

Umuyoruz ki Tunceli Başsavcısı Sayın Ebru Cansu, olması gereken tavrı sürdürür ve davayı sonuna kadar götürür. Çünkü bu çürüme, er ya da geç son bulacaktır.
(Pülümür Haber, 19 Nisan 2026)