(Pülümür Haber)
Sanatçı Mikail Aslan, İran’daki “molla rejiminin yıkılmasına” duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aslan, 5 Mart tarihli paylaşımında, “Türkiye’deki bazı Cumhuriyetçi çevreler ile sol söylemli sosyal şovenist grupların” bu rejimi savunma gerekçesini “anti‑Kürtçülük ve antisemitizm” olarak değerlendirdi. Aslan, 3 Mart tarihli paylaşımında, “Dışardan müdahale bazen daha büyük bir kargaşaya sebep olur bazen de bir şans getirebilir. Bu sürecin Rojhilat Kürtlerine ve diğer ezilen halklara, özgürleşme yolunda bir fırsat getirmesini umut ediyorum.” ifadelerine yer verdi. Mikail Aslan’ın İran’ı hedef alan emperyalist saldırıları “fırsat” olarak görmesi, şaşkınlık yarattı. Aslan’ın, Nazi Almanyasına karşı yürütülen mücadeleyle İran’a yönelik emperyalist saldırıları bir tuttuğu görüldü.


MİKAİL ASLAN’IN X HESABINDAN YAPTIĞI PAYLAŞIMLAR
Mikail Aslan (@mikailaslan), 5 Mart tarihli tweet:
“İran molla rejiminin yıkılmasına seviniyorum.
Bizdeki Cumhuriyetçilerin ve sol maskeli sosyal şovenistlerin İran molla rejimini savunmasının sebebi anti kürdçülük ve antisemitizmdir.
Ortadoğu da toplumsal barışın önündeki en büyük engel Kürd ve Yahudi düşmanlığıdır.
Örnek 👇”

Mikail Aslan (@MikailAslan_MA), 3 Mart 2023, 23:04 tarihli tweet:
“İrademizin dışında gelişen küresel bir savaşla karşı karşıyayız. Şüphesiz bu savaş, demokrasiye ve özgürlüğe hasret bırakılmış bölge halklarının kurtuluşu için başlatılmadı!
Gönül isterdi ki yarım yüzyıldır halkların başına musallat olan zalim molla rejimi, halkların öz iradesiyle yıkılsaydı. Ne yazık ki bu gerçekleşmedi.
Nazi Almanyasına dışardan müdahale olmasaydı ne olurdu? Bir kaç gündür bunları düşünüyorum. Zamanın diktatörleri o kadar zalim ve gaddar ki içerden onları devirmek neredeyse imkansızdır. İran da on binlerce insanın katledildiği son protesto olaylarında da bunu gördük.
Dışardan müdahale bazen daha büyük bir kargaşaya sebep olur bazen de bir şans getirebilir.
Bu sürecin Rojhilat kürdlerine ve diğer ezilen halklara, özgürleşme yolunda bir fırsat getirmesini umud ediyorum.”
(Pülümür Haber, 7 Mart 2026)