(Pülümür Haber)
Pülümür’ün güneybatısında yer alan tarihî yerleşim Sohari, 1992’den bu yana insansız kalmıştı. Acı olayların ardından boşalan köydeki yapılar yıkıntıya dönüşmüş, son sakinlerinden Mehmet Ali Erez ve Ahmet Erez yıllar önce yaşamını yitirmişti. Köyün eski sakinlerinden Şükrü Erez ve Hıdır Erez’in ev yıkıntıları hâlâ ayakta; taşların arasında paslanmış harman makineleri, kırık elektrik sayaçları ve köy çeşmeleri geçmişin sessiz tanıkları olarak duruyor. Soharili İsmail Hakkı Erez, 11 yaşında veda ettiği köyüne 70 yaşında döndü. Sohari, şimdi o eski günlerine dönmek için gün sayıyor.
Yıkıntılar Arasında “Köyüm” Şiiri Yankılanıyor
Pülümür’ün güneybatısında yer alan tarihî yerleşim Sohari, 1992’den bu yana insansız kalmıştı. Acı olayların ardından boşalan köydeki yapılar yıkıntıya dönüşmüş, son sakinlerinden Mehmet Ali Erez ve Ahmet Erez yıllar önce yaşamını yitirmişti.
Bugün ise Sohari, yeniden canlanıyor. Mezrada, yıllar önce kapısına kilit vurulan evlerin yerine yeni bir yaşam filizleniyor. Köyün eski sakinlerinden Şükrü Erez ve Hıdır Erez’in ev yıkıntıları hâlâ ayakta; taşların arasında paslanmış harman makineleri, kırık elektrik sayaçları ve köy çeşmeleri geçmişin sessiz tanıkları olarak duruyor. Ancak artık çeşmeler suskun değil: 33 yıl boyunca suya hasret kalan lülelerden yeniden berrak su akıyor.
Soharili İsmail Hakkı Erez, 11 yaşında veda ettiği köyüne 70 yaşında döndü. 2023 yılında, Almanya’da biriktirdiği emeği ve kazancını, dede ocağını canlandırmak için harcadı. Yıllar süren çabalarının ardından inşaat tamamlandı; taş duvarlar yükseldi, yeni yapı köyün kalbine yeniden hayat verdi.

Erez, dedesi Hüseyin Erez’den kalan evin taşlarını tek tek kazıyarak kurtardı, eksik parçaları Hozat’tan getirdi. Yıkıntılar arasında bulduğu eski orağı pasından arındırdı, annesinin yıllar önce bir ağaca emanet ettiği meşe yaprağını özenle korudu. Almanya’dan getirdiği June Gold ve Elstar fidanları, artık Sohari’nin bahçelerinde kök salıyor.

Bugün Sohari’de sadece taşlar ve makineler değil, sesler de yankılanıyor. İsmail Hakkı Erez’in sesinden “Köyüm” şiiri, yıkıntılar arasında dolaşan rüzgâra karışıyor. Şiir, hem geçmişin hüznünü hem de yeniden doğan umudu dile getiriyor.

Sohari, artık yalnızca bir yıkıntı değil; yarım kalmış sevdaların, buruk öykülerin ve kabuk bağlamayan yaraların üzerine kurulan yeni bir yaşamın adı.



















Yazı ve Görseller: Hüseyin Canerik
(Pülümür Haber, 14 Aralık 2025)
Sevgili dostum, yeni yer ve mekanda sağlıklı yaşam dileklerimizle.
Yad etmek ve anilari yaşamak çok kıymetlidir.
Ne mutlu bunlari yapanlara ama biraz da o çekememezlikler bir taraf olursa.
Sağlıklı yaşam.