DR. ALİ GÖK

DR. ALİ GÖK

(PSİKİYATRİ UZMANI)

Öfke, bireyi kendi öz hikâyesinden uzaklaştırarak başkasının çatışma sahnesine sürükler.  Öfke anında bilinç daralır, kişi reaktif hâle gelir ve kontrolü kaybeder. Ancak öfke geçince içgörü kazanılır, değerler ve hedefler yeniden görünür olur. Kişi tepki vermek yerine seçim yapar, özneleşir ve kendi hayatının kahramanı olur. Gerçek kahramanlık, çatışmaya girmek değil, kendi yolunda bilinçle yürümektir.

Öfkelendiğinde başkasının hikâyesinin kahramanı olursun; öfkeden çıktığında kendi hayatının kahramanı olursun.

Bu ifade, bireyin *öfke anındaki bilinç kaymasını ve duygusal merkezden uzaklaşmasını derin bir şekilde tanımlar. Öfke, doğası gereği savunma, saldırı ya da kaçış gibi *içgüdüsel tepkileri* tetikler. Ancak bu tepki, kişiyi kendi öz hikâyesinden, hedeflerinden ve değerlerinden uzaklaştırarak, bir başkasının kontrol ettiği bir çatışmanın içine sürükler.

Öfke Anında Ne Olur?

Bilinç daralması:

Kişi geniş düşünemez, olayın bütününe bakamaz. Sadece tetikleyen kişiye ya da duruma odaklanır.

Dış odaklılık:

Öfkelendiğimizde genellikle “onun yüzünden böyle oldu” deriz. Sorumluluğu karşıya atarız.

Bu da bizi *reaktif* bir pozisyona düşürür. Yani, başkasının eylemine tepki veriyoruzdur.

Kontrol kaybı:

Öfke, kontrol duygusunun yitimiyle güçlenir. Ama ironik biçimde kişi *kontrol ettiğini zanneder.

Oysa aslında o anda, karşımızdaki kişi bizi yönlendiriyordur.

Başkasının Hikâyesinin Kahramanı Olmak

Bu mecaz, şu anlama gelir:

Öfkeyle verdiğin tepkiler, aslında senin değil, karşındakinin hikâyesini yazıyor.

Sen onun söylediklerine, davranışlarına göre pozisyon alıyorsun.

Bu seni, onun oyununa çeken, onun kurallarına göre hareket eden biri haline getiriyor.

Örnek:

Seni haksız yere suçlayan biriyle tartışırken, onun seviyesine inip bağırmak seni haklı yapmaz.

Ama onun çatışma sahnesine girmeni sağlar.

Sen artık kendi doğrularınla değil, onun çatışma diliyle hareket ediyorsundur.

Öfke Geçtiğinde Ne Olur?

Öfke geçtikten sonra:

– Kişi *içgörü* kazanır. “Aslında ben ne yapmak istiyorum?” sorusunu sorar.

– Duygular yerine *değerler* ve *hedefler* yeniden görünür olur.

– Tepki değil, *seçim* yapılır.

Bu noktada kişi kendi hikâyesine döner.

Artık kontrol karşıda değil, *kendindedir.*

Kişi özneleşir; *kendi hayatının kahramanı olur.*

Psikolojik Derinlik: Ego vs. Bilinç

Öfke, genellikle egoyu savunmak için ortaya çıkar.

Ama gerçek benlik, öfkenin altında saklıdır.

Öfke dağıldığında, *bilinç açılır* ve kişi şunu fark eder:

“Ben bu çatışmadan ne kazanacağım?

Benim yolum bu muydu?

Bu tepkim beni kim yapıyor?”

Bu farkındalık, kişiyi reaktif bir figür olmaktan çıkarır, *aktif bir özneye* dönüştürür.

Sonuç: Kahramanlık Seçimi

Kahraman olmak, sadece mücadele etmekle değil; kendi yolunda yürümekle mümkündür.

Kimi zaman susmak, kimi zaman yürüyüp gitmek ya da sabırla konuşmak kahramanlıktır.

Çünkü asıl cesaret, kendini değil, *tepkiyi yönetmektir.*

Öfke seni başka bir hikâyeye sürükler.

Bilinç seni kendi yoluna döndürür.

Kendi hayatının kahramanı olmak istiyorsan, önce, hikâyeni senin yazdığından emin olmalısın.

Kaynak: https://www.facebook.com/dr.aligok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir