(Pülümür Haber)
Pülümür Vadisi’nin tartışmasız efendisi bozayı (Ursus arctos), gücünü sessizliğinden, zekâsını ise doğayla kurduğu narin dengeden alır. İnsanla aynı sofrada buluşmasa da aynı açlığı paylaşan bu kadim canlı, yıllardır etin tadını unuttu.

Pülümür Vadisi’nde Sonbahar: Bozayının Sessiz Rotası
Pülümür Vadisi’nin tartışmasız efendisi bozayı (Ursus arctos), gücünü sessizliğinden, zekâsını ise doğayla kurduğu narin dengeden alır. İnsanla aynı sofrada buluşmasa da aynı açlığı paylaşan bu kadim canlı, yıllardır etin tadını unuttu.

Kasap vitrinlerindeki etler, sadece insanlara değil, ayılara da artık çok uzak. Tıpkı alım gücü düşen insanların ete hasret kalması gibi, ayılar da azalan evcil hayvan varlığıyla birlikte bu önemli besin kaynağından yoksun kaldı. Doğa, kendi çözümünü üretti ve ayılar da tıpkı insanlar gibi otçul beslenmeye yöneldi.

Mevsimlik meyve ve sebzeler, vadinin sakinlerini köylere çekti. Dut, erik, elma, armut, fasulye… Ayılar, varlıklarını bu meyve ve sebzelerle sürdürmeye çalışıyor. Elektrikli çitlerle korunan arı kovanlarına ulaşamayanlar, karınlarını doyurmak için meyve ağaçlarına tırmanıyor. Ne yazık ki bu yıl yaşanan soğuk hava ve don, birçok meyve çiçeğini kuruttu. Geçen yıl Erzincan’ın Çağlayan beldesi ve komşu köylerde (Karatuş, Kaleci, Girlevik) yaban armuduna (Pyrus elaeagnifolia) doyan ayı, bu sonbaharda bir tane bile bulamamanın hüznünü yaşıyor.

Ayıların yeni rotası, Pülümür’ün 2 bin rakımlı Hınzori köyü. Buradaki ahlat ağaçlarının dalları meyve yüklü. Bu özgün meyve, sonbaharda olgunlaşır ve ağzının tadını bilen bozayı, geçtiği ahlat ağaçlarını asla unutmaz. Şimdi, o ağaçlara yeniden kavuşmak için gün sayıyor.

Köyün çalışkan üreticilerinden Ali Sarı, doğayla dost olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyor ve ayılara sesleniyor: “Etten uzak dur, tüm meyveler senin!” Bu söz, sadece bir çağrıdan ibaret değil; aynı zamanda insanla doğa arasında kurulmuş eski bir barışın yankısı.





(Pülümür Haber, 23 Ağustos 2025)