ALİ HIDIR ERDOĞAN
Mameki Fest Üzerine
“Dersim Yaşamdır! Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma!” ana temasıyla 24–27 Temmuz 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ardından bugün başlayan Mameki Fest, çeşitli tartışmalara yol açtı.

Tunceli Valiliği ile Fırat Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen Mameki Fest, özellikle Avrupa merkezli bazı örgütlerin tepkisiyle karşılaştı. Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Dersim İnşa Kongresi (DİK) ve diğer bazı örgütler, festivale yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bu eleştiriler özetle şu şekilde ifade edildi:
- “Dersim halkı kendi tarihinden, inancından ve direniş geleneğinden uzaklaştırılmak istenmektedir.”
- “Alevi inancında doğaya ve hakikate hizmet etmeyen ‘eğlence’ kabul görmez.”
- “Renkli sahneler, satış stantları, eğlence vaatleri…”
- “Ticarileşmiş etkinlik…”
- “Dersim ve Munzur’un kadim kimliğine yönelik bir asimilasyon girişimi.”
- “Mameki Fest’e karşı halkımızı güçlü duruş ve direnişe davet ediyoruz.”

Bu eleştiriler, Munzur Festivali dışındaki etkinliklerin âdeta “yok” hükmünde sayıldığını düşündürüyor.
Sorular Sorular Sorular
- Munzur Festivali’ni “gerçek”, diğer etkinlikleri ise “sahte” olarak tanımlamak ne kadar gerçekçi?
- Munzur Festivali’nde, bölgede yaygın olarak konuşulan ve halkın Kırmançki diye adlandırdığı Zazacaya bile tahammül edemeyen anlayışın, Mameki Fest’e yönelik “asimilasyon” suçlaması ne kadar tutarlı?
- ‘Dersim’de festival düzenleme ayrıcalığı yalnızca belirli örgütlere mi ait? Herhangi bir kurum ya da kuruluş etkinlik düzenleyemez mi?
- Farklı kurumların düzenlediği etkinlikler “hain” ya da “ajan faaliyeti” olarak mı görülmeli?
- Tek başına muhalefet eden Kamer Genç’in kürsüye bile yaklaştırılmadığı, Güneydoğu’dan “ithal” milletvekillerine mikrofon uzatılan Munzur Festivali mi bölgeyi temsil ediyor?
- Seçilmişliği âdeta kutsallaştıran anlayışın, halkın desteğiyle parlamentoya seçilen bir milletvekilini kendi seçim bölgesindeki etkinlikte konuşturmaması, “Dersim halkının iradesi”ni yansıtıyor mu?
Tunceli’de yalnızca Kürtler yaşamıyor. Kent; Alevi ağırlıklı olmakla birlikte Sünni, Türk ve Kürt yurttaşların birlikte yaşadığı, Kavimler Kapısı’ndan armağan güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Bölgede yaşayan Türk nüfusu yok sayan, etnik temelli ayrıştırmayı öne çıkaran kışkırtıcı söylemler neye hizmet ediyor?
Munzur’un kutsallığı, kıyısında çerağ yakıp görsellerini paylaşmaktan mı ibaret? Munzur’u ticari bir meta olarak pazarlayan anlayışa yönelik bir eleştiriniz yok mu? Bölge kaynaklarını kişisel çıkarları için kullanan, toplumsal yarar gözetmeyen “yerel” işletmelere dair söyleyecek birkaç sözünüz olmalı değil mi?

“Dersim’in kadim kültürü”nde işçi, öğretmen ve mühendis öldürmek; okul yakmak, yoksul köylülerin kanına girmek, TV antenlerini sökmek gibi eylemlere yer var mı? Mameki Fest için gösterilen abartılı tepki, geçmişte ya da bugün yaşanan benzer eylemlere neden gösterilmedi?

Pülümür Vadisi’nde kurşuna dizilen Öğretmen Necmettin Yılmaz, Altınhüseyin Köyü İlkokulu öğretmenleri Lokman Çeker ve Ali Boşgelmez, Tunceli Meşeyolu Köyü İlkokulu Öğretmenleri Erkan Aydın ve Hamza Çetin, Pülümür Gazi Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ayhan Kural ve nice aydını sorgusuz sualsiz katledenler için kalem oynatıldı mı?

Munzur Festivali’nde, kentin kültürel varlığına büyük katkı sunmuş sanatçı ve aydınlar yerine politik duruşuyla öne çıkan kişileri ağırlamak, bölge kültürüne katkı sunmak mıdır? Binlerce semah ve türkü derleyerek TRT repertuvarına kazandıran sanatçıları festivale davet etmek hiç mi akla gelmedi?
Tunceli Valiliği ile Fırat Kalkınma Ajansının düzenlediği Mameki Fest’e hücum ederken, Munzur Festivali’ni göklere çıkarmak akla ve bilime aykırıdır. Tunceli, etnik temelli ayrıştırmalara karşı aklın ve bilimin ışığında tavır alabilecek güçlü toplumsal ve kültürel birikime sahiptir.
(15 Ağustos 2025)