HÜSEYİN YILDIZ, KAYMAZTEPE HOCASI

(Pülümür Haber)

Artık kırsalda bir canın ardından gelen sessizlik, sadece acıyla değil, ağır bir faturayla yankılanıyor. Eskiden köylünün ortak yasını paylaşan dayanışma ruhu, bugünün tüketim kültüründe sessizce geri çekilmiş gibi. Mezar kazmak, ölü yıkamak, bir Fatiha’yla kalpleri ferahlatmak… bunların her biri artık cebin gücüyle ölçülür oldu. Oysa bir zamanlar bu topraklarda dinî görev, bir gönül işi sayılırdı. Hocalar, cenaze evine pazarlıkla değil, kalbiyle giderdi. İşte o isimlerden biri: Pülümür’ün Kaymaztepe köyünün iz bırakmış Meçi Hocası Hüseyin Yıldız.

Meçi Hocası Hüseyin Yıldız (1937-2021) karda kışta yaya düştüğü köy yollarında Kur’an’dan rant sağlamayı aklından bile geçirmedi. Fotoğraf: Yıldız Hanım arşivi

Kırsalda Ölümün Bedeli: Vicdanla Cüzdan Arasında Kalanlar

Artık kırsalda bir canın ardından gelen sessizlik, sadece acıyla değil, ağır bir faturayla yankılanıyor. Eskiden köylünün ortak yasını paylaşan dayanışma ruhu, bugünün tüketim kültüründe sessizce geri çekilmiş gibi. Mezar kazmak, ölü yıkamak, bir Fatiha’yla kalpleri ferahlatmak… bunların her biri artık cebin gücüyle ölçülür oldu.

Duygusuz Profesyoneller Cepleri Boşaltıyor

Ölüm karşısında diz çöken insanlar, çağın ‘din tüccarları’nın insafına mahkûm. Çalışmalar duygudan arınmış bir profesyonellik içinde, hizmet etiketiyle sunuluyor. Bazı cemevi yöneticileri, ölüye değil cüzdana yöneliyor; acının içinden geçmekte olan ailelere “hoca servisi” öneriyor. Özel araçlarla köylere giden hocalar, birkaç dua ve kısa bir Kur’an okuma  karşılığında, yüksek bedeller talep ediyor.

Erzincan’da Utandıran Pazarlık

Geçtiğimiz hafta Erzincan’ın “K” köyüne giden bir hoca, sadece 12 dakikalık Kur’an okuması karşılığında kendisine uzatılan 1000 lirayı beğenmeyip ek ödeme talebinde bulundu — üstelik araç gideri hariç!

Pülümür Beğendik köyü Harsüniye Mezarlığı’nda ebedî uykuya yatanları hatırlayan ‘yeni nesil hoca’ var mı?

Karda Kışta Pülümür Köylerine Koşan Hüseyin Yıldız’ın Örnek Yaşamı

Oysa bir zamanlar bu topraklarda dinî görev, bir gönül işi sayılırdı. Hocalar, cenaze evine pazarlıkla değil, kalbiyle giderdi. İşte o isimlerden biri: Pülümür’ün Kaymaztepe köyünün iz bırakmış Meçi Hocası Hüseyin Yıldız (1937–2021). Dinî bilgilerini babası Dursun Yıldız’dan (1896–1978) almış, Isparta’da öğrendiği Arapçayla Kur’an okuyan, dua eden bir bilgeydi. Onun ayak basmadığı Pülümür köyü kalmamıştı. 13 evladıyla birlikte, yalnızca ailesine değil, köy halkına da bir ömür adamıştı.

Hüseyin Yıldız, babsı Durtsun Yıldız ve oğlu Ali Yıldız’la bir arada. Fotoğraf: Ali Yıldız arşivi

Karda kışta yürüyerek gittiği köylerde hayır yemeklerinde Kur’an okur, ölü yıkar, defin işlemlerini gerçekleştirdi. Cebine konulan üç-beş kuruşu bile mahcubiyetle kabul ederdi. Parayı az bulmak, pazarlık etmek, haddi aşmak… bunlar onun sözlüğünde yoktu.

Hüseyin Yıldız, zor yılların ağır yükünü omuzlayan eşi Saray Yıldız’la (1941-2021) Fotoğraf: Yıldız Hanım arşivi

Bugün acıyı fırsata çeviren yeni kuşak hocaların, Hüseyin Yıldız‘ın mütevazı gölgesinde bir nebze olsun durup düşünmelerini diliyoruz.

(Pülümür Haber, 30 Temmuz 2025)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir