Şiirleriyle gönüllerde taht kuran Hakkı Özdemir, Pülümür Çakırkaya (Pancılas/Panciras) köyünün üç anıt ismi Hatice Özdemir (97), Elif Özdemir (94) ve Azime (Ejma) Yıldız’la (79) bir araya geldi. Elif Özdemir’in evinde gerçekleşen buluşmada bölgenin hafızasına ışık tutacak derin bir sohbete imza atıldı.

HAKKI ÖZDEMİR
Pülümür Çakırkaya (Pancılas/Panciras) köyünün üç anıt ismi Hatice Özdemir (97), Elif Özdemir (94) ve Azime (Ejma) Yıldız (79), Elif Özdemir’in evinde bir araya gelerek bölgenin hafızasına ışık tutacak derin bir sohbete imza attı. Anıt isimlerin buluşmasında, son yıllarda Buyer Gölü hakkında yürütülen isim tartışmaları ve göle atfedilen dişil anlam konusu masaya yatırıldı.

Her yıl köylerine gelerek ekim ayı ortalarına kadar çocukları ve torunlarıyla zaman geçiren Elif ve Azime Hanım ile yazları akrabalarına misafir olan Hatice Özdemir, Kırmancki/Zazaca’da “Gola Buyere” olarak anılan kutsal mekânın geçmişine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“Buyur” Sofrasından Kutsal Mekâna
Asırlık çınarlar, kutsal sayılan gölün ve mekânın adının nereden geldiği konusunda aynı anlatıda birleşti. Yörede yaşamış karı-koca bir çiftin sofralarının her daim açık olduğunu ve gelen her misafire gönülden “buyur” dediklerini aktaran köy sakinleri, bu konukseverlik dolayısıyla bölgenin zamanla “Buyer” adıyla anıldığını belirttiler.

“Dişil Değil, Ak Sakallı Bir Ermiş”
Kutsal mekânın isminden yola çıkılarak göle dişil bir anlam yüklenmesinin doğru olmadığını vurgulayan yaşlı köylüler, şu değerlendirmelerde bulundu:
- İsim Kökü: Buyer isminin bölgede çok sık olmasa da kullanılan bir erkek ismi olduğu ifade edildi.
- Manevi Algı: Mekânın manevi sahiplerinin hiçbir zaman kadın ya da erkek ayrımıyla düşünülmediği, ancak dişil bir yakıştırmanın tarihsel ve sözlü gelenekle uyuşmadığı belirtildi.
- Sözlü Gelenek: Zorda kalanların Gola Buyere’yi çağırdığında, rivayetlerde ve aktarılan anlatılarda ak sakallı bir ermişin göründüğüne ilişkin güçlü bir sözlü hafızanın bulunduğu dile getirildi.

Çakırkaya köyünün canlı tarihleri, yer adlarından hareketle kutsal mekânlara sonradan yüklenen teorik anlamların yörenin öz anlatısıyla bağdaşmadığını savunuyor. Çakırkaya’nın hafızasını temsil eden üç koca çınar, yer adlarının dilbilgisi kalıplarıyla zorlama yorumlara tabi tutulmaması gerektiğini, mekânın kutsallığının ve isminin tarihsel yaşanmışlıklara dayandığını belirtiyor.


(Pülümür Haber, 3 Eylül 2026)