-MEHMET ÖZDEMİR-GÜLTEN ÖZDEMİR-AMASYA-NİSAN 2026

MEHMET ÖZDEMİR

Üç Günde Üç Mevsim: Bir Memleket Yolculuğu

Günün ilk ışıklarıyla başlayan telaş ve koşuşturma, yaşamın olağan akışı içinde gün sonuna dek sürer. Tıpkı devletler gibi, her ailenin ve her bireyin de kendine özgü planları, programları vardır. Bu planlar bazen hayata uyar, bazen de uymaz; ancak ayağı yere sağlam basanlar genellikle başarıya ulaşır.

Bizim bu yılki planımız, her sene olduğu gibi mayıs sonunda köye gitmekti. Fakat sonra, yıllardır memleketimizin ilkbaharına tanıklık etmediğimizi anımsadık. Anlık bir kararla planımızı öne çekip 16 Nisan günü yola koyulduk. Hareket ettiğimiz gün İzmir Karşıyaka’da şiddetli bir lodos esiyor, 26-27 dereceyi bulan sıcaklık yaz günlerini aratmıyordu.

Yolculuğun ilk gününü Afyonkarahisar’da geçirdik. İkinci gün ise kenti biraz daha tanıma fırsatı bulduk. En çok merak ettiğimiz kalesini, tarihî dokusunu koruyan eski evlerini, camilerini ve çarşısını kısa bir süreliğine de olsa görme şansını yakaladık. Afyon’da bulunduğumuz süre boyunca havaya tam bir serin ve hafif yağışlı ilkbahar havası hâkimdi.

Afyonkarahisar Ulucami

Asıl menzilimiz olan Erzincan’a varmak üzere 19 Nisan sabahı saat 04.00’te yeniden yola çıktık. Güzergâhımız, halk arasında ‘Dereyolu’ olarak bilinen, Ankara’dan kuzeye yönelip Amasya ve Tokat üzerinden Erzincan’a ulaşan yoldu.

Amasya Yeşilırmak ve Kaya Mezarları

Hafif yağmurlu ve serin bir havada yol alırken kısa bir kahvaltı molasının ardından, Millî Mücadele tarihimizde önemli bir yere sahip olan, o masalsı “Şehzadeler Kenti” Amasya’da soluğu aldık.

Amasya’da yürüyerek kısa bir şehir turu attık. Yeşilırmak üzerindeki köprüden karşıya geçip tarihî konakların arasından süzülen sokakları arşınladık; kaya mezarlarının önünden geçerek turumuzu tamamladık. Yolumuz uzundu; kısa bir kahve molasının ardından tekrar direksiyon başına geçtik.

Yeşilırmak’ın hayat verdiği Amasya’dan ayrıldıktan bir süre sonra, Kuzey Anadolu ve Karadeniz coğrafyasının kesiştiği Kelkit Vadisi ile buluştuk. Verimli alüvyon toprakların beslediği zengin bitki örtüsü, özellikle de çiçek açmış meşhur elma ve kiraz ağaçları bizi âdeta bir doğa şöleniyle karşıladı.

Gün akşama dönerken Tokat’ı geride bırakıp Erzincan il sınırına varmıştık. Köroğlu Geçidi’ni geçtiğimiz sırada gözlerimize inanamadık. Hafif yağmurla başlayan hava; bir anda sis, tipi ve yoğun kar yağışına dönüştü. Sakaltutan mevkiinde âdeta kış mevsimine geri dönmüştük. Karlı ve heyecan dolu Sakaltutan maceramız, saat 18.00 sularında nihayet sona erdi. Mutlulukla köyümüze ulaşıp evimize adım attığımız an, tüm yorgunluğumuz uçup gitti.

Güzel ülkemizde geçirdiğimiz bu üç günlük seyahatte, abartısız üç mevsimi birden yaşamıştık. Tüm zorluklarına rağmen, ne mutlu bize ki böylesine çeşitliliğe sahip bir vatanın sahibiyiz.

Erzincan Kılıçkaya köyü
Afyonkarahisar
Yurdun bir köşesinde meyve yüklü dallar diğer köşesinde kar ve kış.

(Erzincan, 22 Nisan 2026)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir