PROF. DR. ŞÜKRÜ ASLAN-26 ŞUBAT 2026-BOMONTİ KONFERANS SALONU

DERVİŞ CEMAL*

Mimar Sinan GSÜ’den emekliğe ayrılan Prof. Dr. Aslan için düzenlenen konferans Bomonti yerleşkesinde yapıldı. “Akademiden Topluma, Kendinden Alana Bir Sosyolojik Tanıklık” konferansındaki konuşmalarda Prof. Dr. Aslan’ın üretkenliğine, çalışkanlığına ve disiplinine vurgu yapıldı. Prof. Aslan sosyolojik tanıklıklarını anlattı.

Prof. Dr. Şükrü Aslan onuruna düzenlenen etkinliğe çok sayıda katılım oldu. Hemşehrileri Kemal Ayaz, Yılmaz Coşkun ve Mustafa Düzgün, Prof. Dr. Aslan’ı yalnız bırakmayan isimlerden bazılarıydı. Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

Prof. Dr. Şükrü Aslan’a saygı konferansı yoğun katılımla gerçekleşti

Otuz yıldan fazla emek verdiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde emekliğe ayrılan Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın emeğine saygı için düzenlenen konferans Bomonti yerleşkesinde yapıldı. Öğretim Üyesi olduğu Sosyoloji Bölümü tarafından düzenlenen “Akademiden Topluma, Kendinden Alana Bir Sosyolojik Tanıklık” konferansına katılım yoğundu.

Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

Şişli’deki Fen Edebiyat Fakültesi Bomonti Konferans Salonu’ndaki konferansa Şükrü Aslan’ın öğrencileri, çalışma arkadaşları, akademisyenler, kendisini yetiştiren hocalar, emek ve katkı verdiği Alevi ve Dersimli kurumların temsilcileri, köşe yazarı olduğu BirGün yöneticileri katıldı.

Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

Kent, göç ve etnisite sosyolojisi üzerine çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Aslan konferansta yaşadıklarını, yaşanmışlıkları, tanıklıkları anlattı.

İLK KEZ BU SALON BU KADAR KALABALIK

Aslan için düzenlenen etkinlikte ilk olarak MSGSÜ Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hanife Koncu söz aldı. Koncu, Aslan’a emekleri için teşekkür ederek, “Kendisi bizden ayrılmış değil sadece  emekli oluyor, derslere devam edecek. 33 yıldır fakültedeyim.  Şükrü Hoca hep çalışkan, üretken, nezaketli biriydi. Çok öğrenci yetiştirdi, pek çok öğrencisine çığır açtı. Çok sevilen biriydi. Bu salonda  çok etkinlik düzenledik ancak ilk kez bu salonun bu kadar kalabalık olduğunu görüyorum. Bu da ne kadar değerli olduğunu, sevildiğini gösteriyor” dedi.

Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

DURMAYACAK, ÜRETMEYE DEVAM EDECEK

Ardından da ilerleyen yaşına rağmen konferansa gelen Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nün kurucularından Prof. Dr. Esin Küntay konuştu. Şükrü Aslan’ın yüksek lisans ve doktora tez danışmanlarından da olan Küntay, “Zorlukla geldim ama oğlumun emeklilik törenine katılmazlık edemezdim. Çok mutlu ve gururluyum. Darbe sonrası dönemde Fen Edebiyat Fakültesi kuruldu, Şükrü o dönemde üniversiteye girdi ve bölüm birincisi olarak bölümü bitirdi. Yüksek Lisans ve Doktora tezlerinde ben vardım, doktora tezi kitap olarak İletişim’den yayımlandı. Şükrü Aslan’ı tanıyorsam yine yerinde durmayacak, üretmeye çalışmaya devam edecek. Yeni yaşamında mutluluklar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Şükrü Aslan (Fotoğraf: Yılmaz Coşkun)

KİTLE ÖRGÜTLERİYLE, KURUMLARLA BAĞINI HİÇ KOPARMADI

Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yıldırım Şentürk de aynı zamanda çalışma arkadaşı da olan Prof. Dr. Aslan’ın çalışkanlığına, üretkenliğine özel vurgular yaptı. Prof. Şentürk, Şükrü hocanın akademisyenliğinin yanında üniversite dışında da üretmeye, topluma katkı sunmaya özel önem verdiğini kaydederek, Şükrü hocanın kitle örgütleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, çeşitli kuramlarla bağını koparmadığını onlarla birlikte, onlar için çalışmalar yaptığını söyledi.

COĞRAFYANIN BİÇİMLENDİRDİĞİ YAŞAM

Konuşmaların ardından başlayan konferansta Prof. Dr. Şükrü Aslan bugüne kadar yüzlerce konferansa, panele, etkinliğe konuşmacı olarak katıldığını ancak ilk kez bu kadar heyecanlandığını belirtti. Kendisi için düzenlenen bu konferansta emeği geçen herkese teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Aslan, çocukluktan başlayarak üniversite ve akademik yaşamına kadar yaşanmışlıklara, tanıklıklara değindi.

Zorlu, küçük bir coğrafyada, Dersim’de doğduğunu, her Dersimli gibi çetin koşullar içinde yetiştiğini vurgulayan Aslan, içinden geldiği toprakların bütün bir yaşamını biçimlendirdiğini belirtti.

Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

Kendisine has etno-kültürel özel bir coğrafya olan Dersim’de doğup büyümenin sonraki yaşamının her alanında karşısına çıktığını, yaşamını etkilediğine işaret eden Prof. Dr. Aslan, “Hayatım boyunca dinlediğim hikâyelerim daha sonra akademik çalışmalarıma da dönüştü. Acılarla bezenmiş bir kentte yapılacaklar sınırlıydı. Herkes çocuklarını memur yapmak istiyordu. Eğitimin, okur yazarlığın yüksek olduğu Dersim’de ben de ilk olarak memur olmaya çalıştım. Hatta Beyoğlu Belediyesine  girmeye çalıştım ama sınavda sorulan ‘özel’ sorular bu isteğin olmasına engel oldu. Memur olamayınca üniversiteye girdim. Ve iyi ki de akademiye girdim. Hocalarımdan, öğrencilerimden, arkadaşlarımdan çok şey öğrendim. Dersim sosyolojik çalışma açısından zengin bir coğrafya, o zenginlik akademik yaşamımda da bana çok şeyler kattı” dedi.

BANA FARKLI BİR ALAN AÇAN, BİRGÜN’E ÇOK ÖZEL TEŞEKKÜRLER

Hayatı boyunca pek çok alanda üretmeye, anlatmaya, yapılan işlere katkı sunmaya çalıştığını, akademiyle sınırlı kalmadığını ifade eden bunlardan bir tanesinin de BirGün gazetesi olduğunu söyledi. Prof. Aslan şu ifadeleri kullandı: “Gazetedeki köşemde uzmanlık alanımla ilgili yazılar yazıyorum. BirGün’e çok severek, heyecanla, önemseyerek yazıyorum. BirGün’e, gazete yönetimine, bana yazmayı teklif eden yayın koordinatörü İbrahim Varlı’ya çok teşekkür ediyorum, minnettarım. Bana önemli bir alan açtılar. Farklı bir alan oldu gazete. Şunu da söylemek isterim; bazı yazılarımın gazete çizgisiyle bazen uyuşmadığını biliyorum, ama bir gün bile bana müdahale etmediler, dokunmadılar yazılarıma. Bu yüzden de BirGün çok özel bir teşekkürü hak ediyor bu anlamda.”

Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

HER ZAMAN BARIŞI, EMEĞİ, KARDEŞLİĞİ SAVUNDUM

Alevilik alanında çalışmaları olduğunu, akademik yaşamı boyunca Alevi kurumlarıyla bağını koparmadığını kaydeden Aslan, “Barış isteyen akademisyenler olduğum için ilk imzacılardan oldum. Pek çok yerdekinin aksine üniversitem, hocalarım beni korudu, o kritik dönemde görev yapan değerli arkadaşlarıma, hocalarıma teşekkür ediyorum. O dönem bir süre Insburck Üniversitesi’ne gittim misafir öğretim üyesi olarak ancak altı ay sonra döndüm kendimi Çağlayan Adliyesi’nde buldum, imza dolayısıyla yargılandım. Mimar Sinan önemli bir üniversite, sosyoloji bölümü çok nitelikli bir akademik yapıya sahip. Bu konuda da şanslıydık hep. Mimar Sinan’da olmaktan gurur duyuyorum sosyoloji bölümü mensubu olmak gurur verici. Hayatımın pek çok bakımdan en güzel yılları burada bu bölümde hocayken geçti” dedi.

ÇAĞA TANIKLIK EDİYORUZ

Akademi çağa tanıklık etmeli, halkının sorunlarını dert edinmeli diyen Prof. Dr. Aslan, bedeli ne olursa olsun bundan şaşılmaması gerektiğin kaydetti. Çarşamba günkü köşe yazısında Türkiye’nin inanç haritasını yazdığını kaydeden Aslan, verili gerçekler ortadayken, yönetim cenahından birileri çıkıp “memleketin yüzde 99’u Müslümandır” diye söylemler üretip okullara MEB üzerinden çeşitli genelgeler yayınlıyorlar. Bu tek tip bir bakış açısının, çoğulculuğu reddetmenin, çeşitliliği yok saymanın tezahürü dedi.

İKİ HAYALİM VARDI, GERÇEKLEŞMEDİ

Yaşanmışlıklar kadar yaşanmamışlıklar, yapılanlar kadar yapılamayanların da olduğunu belirten Prof. Dr. Aslan sözlerini şöyle sürdürdü: “Akademik hayatta iki hayalim vardı; birincisi için biraz teşebbüste bulundum ama olmadı. İki enstitü kurmak istedim hep. Birincisi nüfus enstitüsü. Hacettepede var ama eksiklikleri fazla, istediğim gibi değil. İkincisi ise Alevilik araştırmaları enstitüsü kurmak. Bu da var ama düşündüğüm gibi değil. Akademik, bilimsel, bağımsızlıkları yok. İkisini kurayım öyle ayrılayım dedim ama olmadı, umarım gelecekte genç arkadaşlarımız yaparlar.”

Konuşmasının ardından duygusal anlar yaşayan Prof. Dr. Şükrü Aslan dakikalarca ayakta alkışlandı. Konuşmasının ardından salondakiler söz alarak Prof. Dr. Şükrü Aslan’ı anlattı.

Prof. Dr. Şükrü Aslan, akademiden arkadaşları, öğrencileri ve hemşehrileri tarafından ayakta alkışlandı. Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

Sosyoloji Mezunları Derneği Başkanı, Şükrü Aslan hocaya teşekkür ederek; her daim kapısını çaldıklarını, kedilerini hiçbir zaman geri çevirmediğini söyledi. Prof. Dr. Zeliha Hepkon belki de başka yerlerde yazılamayacak tezlerin hocanın gözetiminde yazıldığını kaydederek Şükrü hocanın bu anlamda da çok değerli biri olduğunu söyledi. Gazetemiz yöneticilerinden İbrahim Varlı da Şükrü Aslan hocanın diğer konuşmacıların da vurguladığı gibi disiplinli, üretken, çalışkan olduğunu, yazılarının günü gününe, saati saatine gönderdiğini, yıllardır hiçbir karşılık beklemeden gazeteye katkı verdiğini söyledi. Varlı, emekliye ayrılan Şükrü hocadan bundan sonra daha fazla yararlanabileceklerini bunun da kendilerini sevindirdiğini belirtti.

Mütevazı, disiplinli, çalışkan, üretken ve paradan puldan uzak bir ömür süren Prof. Dr. Şükrü Aslan, çiçeklerle uğurlandı. Fotoğraf: Yılmaz Coşkun

AKADEMİYE ADANMIŞ BİR ÖMÜR

Aynı zamanda BirGün yazarlarından da olan MSGSÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Şükrü Aslan sosyoloji alanındaki çalışmalarıyla biliniyor. “Mekân, Kimlik ve Politika”, “1 Mayıs Mahallesi”, “Dersim’i Parantezden Çıkarmak”, “Hafızanın Dili” dâhil Aslan’ın yazarı veya derleyicisi olduğu 25 kitabı var.

Prof. Dr. Aslan lisans programını, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde bölüm birincisi olarak tamamladı. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Kentsel Enformel Sektörler konulu çalışmasıyla yüksek lisans, Toplumsal Mücadeleler ve Kent konulu çalışmasıyla doktora yaptı. 2018/2019 yıllarında Avusturya’da Innsbruck Üniversitesi Göç ve Eğitim Enstitüsünde misafir öğretim üyesi olarak çalıştı. 2015-2020 yılları arasında MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi editörlüğü yaptı.

*KAYNAK:

https://www.birgun.net/haber/prof-dr-sukru-aslana-saygi-konferansi-yogun-katilimla-gerceklesti-696076

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir