-MEHMET GÜLMEZ

MEHMET GÜLMEZ

YA XIZIR

Xızır ayına girdiğimizde, kış koşullarının en sert dönemi başlamış olurdu. Xızır kurbanları önceden belirlenir, özenle hazırlanırdı. Kimisi samanlığa bağlanır, semizleşmesi için iyi bakılırdı. Ailenin tümü o kurbanı sever, öperdi.

Xızır cemini bağlayan pirler ve dervişler geldiğinde mutluluk zirveye ulaşırdı. Cemlerin kurulduğu yerde tarifi güç bir ibadet ve sorgu atmosferi oluşurdu. O sorgulardaki ağırlık o denli olağanüstüydü ki, yalan söylemeye cesaret eden kimseyi ne gördüm ne de duydum.

Kurban ve niyaz paylaşımları, cemlere taşınan kuruyemiş, ceviz, üzüm gibi gıdaların eşitçe bölüşülmesi unutulmazdı. En son niyazcı meydanda dua okurdu:

‘Elimde yoktur tuxt u têrazi her kes hakkına oldu mu razı-Destê mıde çino Tuxt u têrazi, her kes qedê xorê bi razi?”
Herkes hakkına razı olduktan sonra niyazlar yenirdi. Küskünler ya cemde barıştırılır ya da niyaz ve kurban paylaşımında barışırlardı. Çok ağır bir dava yoksa, kurban kapıdan geri çevrilmezdi.

DOĞADA XIZIR’IN NİŞANI NEDİR?

Doğada Xızır’ın birinci derecede nişanı sudur. Elbette suyu var eden kudret olan “yeşil” de Xızır’ın nişanıdır. Merkez Dersim coğrafyasında tartışmasız bütün akan çeşmelere Khalo Sipê (yaşlı aksakallı) denir. Yaşlı aksakallı Xızır’dır. Her köyün yanında ya da yakınında akan bir su varsa, mutlaka göllerden biri Xızır Gölü’dür. Dağların zirvelerindeki göller Xızır gölleridir. Dağ geçitlerinde Xızır nişangâhları vardır.

Xızır; yaşlı, kâmil, aksakallı donunda tasvir edilir. Boz atın sırtında, Xızır ayında fırtına estirdiğine inanılır. Davut Sulari Baba’nın dediği gibi:

Kâinatın aynasıyım
Mademki ben bir insanım
Hakk’ın varlık deryasıyım
Mademki ben bir insanım

İnsan Hakk’ta, Hak insanda
Arıyorsan bak insanda
Çok marifet var insanda
Mademki ben bir insanım

İşte Davut Baba’nın söylediği budur: Kızılbaşlar ve Aleviler, Tanrı mertebesindeki Xızır’ı insan-ı kâmil donunda görmüş, Xızır’ı Yaradan’dan ayrı düşünmemişlerdir.

Hallâc-ı Mansur ne demişti?
“Enel Hak.” – Ben Hakk’ım.

Seyit Nesimi ne demişti?
“Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam.”

Sıdkı Baba’yı anmadan geçilir mi?

On dört bin yıl gezdim pervanelikte
Sıdkı ismin duydum divanelikte
Aşk şarabın içtim mestanelikte
Kırklar ceminde dara düş oldum

YUNUS NE DİYOR?

Padişahın kudreti gör neyledi
Od u su, toprağ u yele söyledi
Bismillah deyip getirdi toprağı
Ol arada hazır oldu ol dağı
Toprak ile suyu bünyâd eyledi
Ana Âdem demeği âd eyledi

Ulu Yunus bu beyitinde yaradılışın temel gücünü dört unsurla açıklar: Ateş, su, toprak ve hava… Günümüzün kitabi hurafeleriyle değil, 750 yıl öncesinden oluşumun mayasını anlatır.

“Ölenler için Hititlerde ‘Hak oldu’, Alevi-Kızılbaş inancında ‘Hakka yürüdü’, ‘hakikate erdi’ denmesi; canı ve bedeni oluşturan dört unsurun aslına dönüşünü ifade eder.

Bugün kimi dedeler uzun dualarla ölüyü ‘cennete yolcu ediyor’. Oysa cenaze erkânı, hakikate uğurlama erkânıdır; yaşayanlara telkin, gidene saygıdır. Günlerce dua okusanız bile, canı bedenden ayrılmış faniye bir zerre faydası olmaz. Buna rağmen hızla Ehlisünnet’e benzeme yarışı içindeler.

Yaşarken insana gösterilen sevgi ve saygı, gönüllerde ona ayrılan yer cennetin ta kendisidir. Dostun gönlündeki yerden daha ala cennet olur mu?

Hakikate eren insan için söylenecek tek söz şudur:
Mekânı sevenlerinin gönlü olsun.
Elbette hak ettiğine inanılan insanlar için “nur olsun” dileği de çok güzeldir.

XIZIR NEYİ TEMSİL EDER?

Xızır; su ile yeşilin kendisidir. Doğaya can veren kudretin sırrındaki enerjidir. Xızır, yaşamın, paylaşımın, barışın ve insan-ı kâmil donunda zuhur edişin adıdır. Xızır, her çağrıldığında hazır inancıyla insanın kendine inanarak başarmasının sırrıdır. Xızır, darda kalanın imdadına yetişen vicdandır.

IŞİD canilerinin paramparça ettiği kadınların hâlini görüp “beni de yakalarlarsa bana da aynısını yaparlar mı?” korkusuyla yaşayan Kürt kadınının, Alevi kadınının imdadına koşan insandır Xızır. Suriye’de yetim kalan bebeklere süt parası, ısınma parası gönderen insan o çocukların Xızır’ıdır.

Biz bunları biliyoruz…
Peki yapabiliyor muyuz?
Birleşebiliyor muyuz?
İşte sorun tam da buradadır.

KAYNAK:

https://www.facebook.com/mehmet.gulmez.58511

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir