-KIRMIZIKÖPRÜ_20260522_152647

(Pülümür Haber)

Türkiye, doğal yıkımların acı sonuçlarıyla karşı karşıya. Pülümür ve çevresinde yaşanan sel felaketi, akla Mayıs 1980’de gerçekleşen o büyük doğal yıkımı getiriyor. Yaklaşık yarım yüzyıl sonra benzer bir olayın tekrarı, köklü çözümler için harekete geçilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Mayıs 1980’de yağmur ve kar sularından beslenen Pülümür Çayı, büyük felakete yol açmıştı. Köprüler (Kırmızıköprü) yıkılmış, kıyıya yakın yerlerdeki konutlar ve Pülümür-Tunceli  kara yolu selden büyük zarar görmüştü.

Aradan 46 yıl geçti.

Uzun süren kuraklığın ardından gelen etkin yağışların yarattığı taşkınlar, 1980’de yaşanan faciayı yeniden gündeme getirdi.

Son birkaç haftada  yaşanan yağışlardan yollar, iş yerleri ve konutlar zarar gördü. Karayolları ekipleri ve Kırmızıköprü Jandarma Karakol Komutanlığı personeli, doğal yıkımla mücadele konusunda örnek duruş sergiledi.

Son haftalarda giderek artan yağışların, Pülümür Çayı’na paralel uzanan kara yolu ile bazı yerleşim birimleri için risk etkeni olduğu öngörülebilir. Pülümür Çayı’nın kıyısında mantar gibi biten lüks konutlar, geçmişten ders alınmadığının acı örneklerinden biri olarak görülebilir.

Sırtını kayalara yaslayan Kırmızıköprü, olası risklerden belki en çok etkilenebilecek yerleşim birimlerinden biridir. Resmî statüsü olmayan, coğrafi olarak üç köy (Mezra, Gökçekonak, Salördek) arasında ‘pay edilen’ Kırmızıköprü’nün yerleşime uygunluğunu sorgulamanın şimdi tam zamanı. Kaya düşmesi, sel ve çığın etkisine açık bir alanda yaşanabilecek doğal tehditlerin masaya yatırılması,  planlı ve güvenli yerleşim alanları için devlet aklının devreye girmesi gerekir.

 (Pülümür Haber, 23 Mayıs 2026)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir