MEHMET PEKEL
Sardunyalara dokunuyorsun
Kokun geçiyor yapraklara
Yaprakların kokusu ellerimde
genlerim bulaşıyor dallara
damarlarında öz suyu akıyor
sonsuzluğa yürüyoruz
var olana karışıyoruz
pencere pervazında kırık bir testi
sarman sürtünüyor sardunyalara
belli ki pek severmiş çiçekleri
önceki formunda
beraberiz bu uzun yolculukta
dudaklarında silik bir tebessüm
sardunyaları neden sevdiğini bilmeden
farkında değil belki
kocaman bir evrenin parçası olduğunun
bulanık bilinci
ama
duyumsuyor varlığını
elleri üşüyor yapraklarda
bitki farkında her şeyin
biz biriz hepimiz her şeyimizle
çiğ damlasıyız bir bebenin göz pınarında
anneye duyulan özlemin hüznü
coğrafyanın her halinde yüzü
sınıfın duvarında sonbaharlar yaprak döküyor bahara
büyüyoruz biz acılara değişimlere
dönüşümlere

varlığın ortasında karşı konulmaz bir girdap
değirmenin taşı
ya da bir semazen
dünü bugünü savurup yarına
pencerede bir ceylan gözü zaman
terli bir tennuridir yarası kanayan
düşlerimi sunuyorum
iri kara gözleri şaşkın bir çocuğa
yeni bir şey öğrenmenin aşkıyla
masallar söylenceler kum ayışığı ve Leyla
telekleri ıslak bir zümrüdüanka
uçar uçar uçar hiçliğe
zifiri karanlıkta
tatlı bir hüzündür arta kalan
felekler aştığımız bu kısa yolculuktan