HUSEYIN-ALPASLAN-TARIHCI-YAZAR

HÜSEYİN ALPASLAN

(Tarihçi-Yazar)

Son günlerde eğitim müfredatı üzerinden yürüyen ve tarihimizi kavramsal bir yol ayrımına zorlayan bir tartışmayı yakından takip ediyoruz. Bir tarafta “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin, diğer tarafta “Millî Mücadele” tanımının doğruluğunu savunanlar… Oysa tarihi, ideolojik kamplaşmaların değil, belgelerin ve hakikatin ışığında okuyanlar için bu kavramlar birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan tarihi sütunlardır. Bu tartışmada gözden kaçırılmaması gereken en temel hakikat ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu destansı süreci bizzat “İstiklal Harbi” olarak adlandırmış olmasıdır. Tarihsel hafızamızdan bu tanımı silmek ya da unutturmak kesinlikle doğru değildir.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin

Bununla birlikte, Mondros’tan Lozan’a uzanan istihbarat, kongreler, meclis ve diplomasi gibi sivil-siyasi unsurları içeren topyekûn sürece “Millî Mücadele” denmesinde elbette hiçbir sakınca yoktur; aksine bu kapsayıcı bir şemsiyedir. Ancak bu siyasi ve sivil örgütlenmenin nihayetinde fiili, askerî ve kanlı bir Kurtuluş Savaşı ile neticelendiği gerçeği asla inkâr edilemez.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ve Albay Asım Gündüz’le cephede savaş planı üzerinde çalışıyor, 25 Ağustos 1922.

Hiç kimse, binlerce şehit verdiğimiz, tam 22 gün 22 gece süren o amansız Sakarya Meydan Muharebesi’ni ve düşmanı toprağımızdan söküp atan Büyük Taarruz’u yok sayamaz. Cephede dökülen kan, kazanılan askeri zafer ve fiili işgale karşı verilen o amansız kavga, en yalın tanımıyla bir Kurtuluş Savaşı’dır.

Özetle; müfredat tartışmalarında bu kavramları karşı karşıya getirmek, kendi tarihimizin bir parçasına kör bakmaktır. Gazi’nin ifadesiyle bu bir İstiklal Harbi’dir; cephedeki kanlı ve amansız boyutuyla bir Kurtuluş Savaşı’dır; bu savaşı var eden, besleyen ve zafere taşıyan topyekûn sivil organizasyonun adı ise Millî Mücadele’dir. Ders kitaplarında da tarihi meseleler, siyasi ve ideolojik söylemlerden arındırılmış bu ilmi durulukla yer almalıdır.

Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mühimmat taşıyan kadınlar.
Vatan size minnettar!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir